Google Reklamları

Archive for the ‘Ekonomi Haberleri’ Category

Yunanistan Krizinde Son Durum

Geçen haftayı piyasa oyuncuları yüreği ağzında geçirdi. Neyse ki hafta bitmeden basiretsiz bir birlikten son 3 yılın tek isabetli ve ortak kararı çıktı. Yunanistan’ın saç tıraşı yapıldı.

Öncelikle geçen hafta ne oldu ona bir bakalım.

AB ülkeleri kendi parlamentolarında Avrupa Kurtarma Fonu denilen parasal genişleme paketini zar zor da olsa parlamenterlere kabul ettirdi. Bu süreçte AB’nin temel direği olan Almanya’nın Başbakanı Merkel, siyasi kariyerinde artık yolun sonunda geldiği mesajını aldı. Çünkü kendi iktidarı içerisinde bile planı son ana kadar kabul etmeyenler vardı. Parasal genişleme paketi Slovakya’da da aslında hükümetin kellesini aldı denilebilir. Çünkü güvenoyuna dönüşen pakede defalarca ret çıktı.
Paket basit olarak Alman veya Fransız çöpçünün, Yunanistan emeklisinin maaşını ödemek için yardım etmesini kapsıyordu. Boyutu da yarım trilyon Euro’yu aşıyordu.

 

Daha sonra paketin Avrupa liderleri arasında da onaylanması gerekiyordu ve bir aksiyon planına dönüşmesi şarttı. İşte burada yine herkes ayrı telden çaldı. Avrupai bir komedi izledik günlerce. Herkes kendi havasında, tüm liderler havaya bakıp ıslık çalıyor. Görüşme masasının ortasında ise Yunanistan yoğun bakım cihazına bağlı şekilde yatıyor.
Ya fişi çekip Avrupa’dan sepetleyecekler. Ya da üniteye bağlı şekilde bir süre daha yaşatmaya devam edecekler.
Üniteye bağlı tutmanın bedeli ise 100 milyar Euro’dan biraz daha fazla. Bunu Avrupa bankalarının Yunanistan’a verdiği paranın kaydının tutulduğu veresiye defterindeki faiz bölümünden düşmesini istiyor Avrupa liderleri.
Bankalar da “Ben zaten riskli bir bono satın almışım. Aldığımda yatırım yapılabilir kategoride olan Yunan bonosu şimdi çöp statüsünde. Bir de benden bunun riski için aldığım faizin yarısının üzerine soğuk su içmemi istiyorsun” diye Avrupa’ya çıkışıyor.
Fakat ABD’deki duruma benziyor bu aslında. 2008 krizi sırasında kendi paçasını kurtarmak için durumu anlamamazlıktan gelen ve uzunca bir süre de bu şekilde davrandığı için sistemi daha da açmaza sokan bankaların tavrı. Halbuki eğer sistem çökerse, herkes altında kalacak. Yani elindeki Yunan bonoları, ülke batarsa çöp değil kese kağıdı haline gelecek.

Sonuçta aklı selim galip geldi ve bankalar kol kesmeyi kabul etti. Dikkat edelim bu noktada, bankalar alacakları borç faizini tamamen silmedi. Sadece yarısını sildi. Bu da demektir ki halen Yunanistan’dan 100 milyar Euro’nun üzerinde bir borç faizi alacaklar. Ticaret bitmiş değil. Destek yaşam ünitesine bağlı bir hasta üzerinden halen faiz çalışıyor.

Peki bu anlaşma bitti, artık Avrupa kurtuldu mu?

Hayır asıl komedi şimdi başlıyor.

Sıra geldi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarına. Onların sahnesi başlıyor artık. Çünkü reytingçiler parasal genişleme konusunda Avrupa ülkelerini çok net bir şekilde uyardı: Bu paketi genişletirseniz hepinizin notunu teker teker elden geçiririm.

Çünkü planın bir de ikinci aşaması var ki burası bu komedinin en komik kısmı. Avrupa bu paketi 1 trilyon Euro’nun üzerine çıkarmaya karar verdi.
Şimdi siz böyle bir karar alıyorsanız, normali nedir bu işin? Ortaklarınız cebinden çıkarıp paraları ortaya koyar. Diyelim ki 10 ortaksınız. Her bir ortaktan hissesi oranında para çıkarmasını beklersiniz. Sonuçta herkesin masaya koyduğu parayı birleştirip 1 trilyon Euro’yu denkleştirirsiniz.
İşte komedi de zaten burada başlıyor ki, Avrupa ülkelerinde 1 trilyon Euro yok!!!
Avrupa kendisinde olmayan para için bir plan yapıyor. O halde kimin parası üzerinden karar veriyor Avrupa? En başta Çin’in. Mesela Çin’in 400-500 milyar Euro’sunu bu planda kullanmaya karar veriyor.
Bir yanlış anlaşılma olmasın, Çin henüz, “Ben böyle bir parayı veririm” demiş değil.
Aynı şekilde Rusya ve diğer ülkelerin de böyle katılımda bulunacakları paralar çizdi kafasında Avrupa.
Bu ülkelerin gıyabında 1 trilyon Euro’yu masaya koydular kısacası. Yani başkasının parasıyla delikanlılığın haddi hesabı yok diyebiliriz.

Peki ya Çin bu parayı vermezse. İşte o zaman yandı gülüm keten helva!
Peki ya verirse? O zaman da o zirve boyunca en sık sorulan soru akla geliyor. Çin bu kadar parayı Fransız’ın öpücüğü, Alman’ın sadakati, İtalyan’ın seksiliği için verir mi? Vermez. O halde ne için verir?
Trilyon dolarlık bir paketten bahsediyorsak, Rusya ve Çin’in Avrupa’ya istediği birçok şeyi yaptıracağı bir döneme hazır olalım.

Faiz “0″ Olsa Ne Olur?

Bu model parası olmayanları mutlu eder..

Bu modelle iktisadi projelerin çoğu para sorunu yaşamaz. Herkes kredi çeker yatırım yapar. Devletler iflas etmez. Bütçeler açık vermez. Faiz ödemekten beli ve boynu bükük yoksul insanlara destek olunmuş olur. İşsizlik azalır. İstihdam artar. Para sahibi yeri gelir projeyi beğenir proje ortağı olur. Ülkeler kalkınır.

Faiz sıfır olursa Parası olanlar ne yapar? Üzülürmü.

Elbette hayır üzülmez.

Faiz sıfır olursa daha başka ne olur?

Para faiz almazsa, Para enflasyon oranı kadar piyasada değer kaybeder. Panikler.

Böyle bir durumda, enflasyondan etkilenmemek üzere Para, para kazanacak başka yer arar,

Ne yapılmalı?

Daha doğrusu parası olan faiz kazanamayınca ne yapar?

Şunu yapar.

Para enflasyondan olumsuz etkilenmemek üzere, parayı faiz kazandıran yere değil de, para mecburen üretime yönlenecek. Üretim şahlanacak. İstihdamın artışı desteklenecek. Emek para görecek ve para emek gibi terleyecek, çalışacak. Borsa kazanacak. Hisse senetleri daha fazla satın alınacak. İnsanlık hizmet görecek. En önemlisi insan kendi yarattığı putu kıracak.

Üretim arttıkça, istihdam yükseldikçe vergi gelirleri büyüyecek. Bütçe kazanacak. Para piyasada daha hareketli işlem görecek. Para bütün insanlığa fayda getirecek.

Faiz lobisi ise bu yaklaşıma büyük bir ihtimal karşı çıkacak. Ama olsun.

Dünya gelişmiş ülkeleri faizi düşürme yolunda gerçekten yeni bir dünya iktisadi düzeni getiriyor. Bu düzende faizi yok edip, parayı amaç değil araç yapmak ve bilginin ve üretimin gücünü artırmak…

Faizi sıfırlayıp, parayı enflasyonunun eritmemesi için önlemler alarak insanlığın hizmetinde üretim yapan bir para modeli oluşturuluyor.

Bu yeni iktisadi düşünce dünyası gerçekten oluşuyor.

Faizle para satanların panik hali görünüyor gibi…

Faiz sıfıra indikçe para çok dalgalanacak. Para hastalanacak, yatağa düşecek…

İslam dünyası istediği için değil, iktisatçılar istediği için faizden uzak bir para modeli kuruluyor.

Paranın gücü yerine, üretimin ve bilginin gücü geliyor. Ülkeler bu gücü sevmeye başladı.

Dünyanın iktisadi yapısıi hakikaten yeniden düzenleniyor.

Camdan dışarı bakalım. Aynda cam. Ama farklı cam. Aynaya bakanlar sadece kendini görüyor. Bırakalım bu aynaya bakmayı… Parası olmayanlar para bulsun, yatırımlar artsın, işsizlik azalsın.

Faizler sıfır olunca çok kazanılacak. Enflasyon bile yok olacak. Üretim artacak. Üretim artınca, enflasyon yok olur.

Dr. Mehmet Cavlı.

Tüsiad Aidatı Ne Kadar?

TÜSİAD‘ın yıllık aidatları, 2009 ve 2010 yılında enflasyondaki toplam yüzde 13,02′lik artış dikkate alınarak ”faaliyetlerin aynı kalitede devamı, çeşitlenen ve genişleyen araştırma tanıtım faaliyetlerinin amaçlarına uygun gerçekleştirilmesi için” aidatlarda yaklaşık yüzde 12,82′lik artış ile 22 bin liraya yükseltilmesi önerisi Genel Kurul’un onayına sunuldu.

Genel Kurul Toplantısı’nda, 2011 yılının çalışma programı ve bütçesi ile aidat artışı talebi oy birliğiyle kabul edildi. Bazı işadamları yeni aidatı duyunca tepki gösterdi..

Kosgeb Girişimci Kredisi

YENİ GİRİŞİMCİ DESTEĞİ
BAŞVURU ŞARTLARI ve EVRAKLAR

Yeni Girişimci Desteği Başvuru Formu

www.kosgeb.gov.tr yer alan yeni girişimci desteği başvuru formu doldurularak KOSGEB Müdürlükleri evrak servisine teslim edilir. İşin kurulacağı ilçeden sorumlu müdürlük KOSGEB’den öğrenilerek başvuru ilgili müdürlüğe yapılır.

EK1 Uygulamalı Girişimcilik Eğitim Katılım Belgesi

Bu belge İŞKUR yada KOSGEB’İN düzenleyeceği girişimcilik eğitimine katılanlara verilir. Bu eğitimlere Tüzel kişilikler katılamaz, gerçek/hakiki kişiler katılabilir.

İŞKUR un düzenleyeceği eğitim tarihleri 431 21 80 Ankara için öğrenebilirler.
KOSGEB’in düzenleyeceği eğitimlerin tarihleri 2011 yılında KOSGEB sayfasında Duyurular başlığında yayınlanacaktır. Eğitimler ücretsizdir.

EK2 Girişimci İş Planı
www.kosgeb.gov.tr de yer alan iş planı formu doldurularak KOSGEB evrak servisine teslim edilir.

EK3 Destek kapsamında satın alınacak Makine-teçhizat,ofis donanımı için faturalar veya fiyat teklifleri.

EK4 Ticaret/Esnaf Sicil Gazetesi

Gerçek kişilerin, girişimcilik eğitimi tamamladıktan sonra işini kuracak Tüzel kişilik şeklindeki Şahıs, A.Ş, vb. işletmesi için TOBB veya TESK den alacakları Ticaret veya Sicil gazetesidir.

EK5 İmza Sirküleri/Beyannamesi
Noter onaylı imza beyanıdır

Doğalgaza Zam Ne Zaman?

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, hükümet olarak tüketicilere yönelik önemli kararlar aldıklarını, bu çerçevede 2011 sonuna kadar elektrik, doğalgaz ve akaryakıta zam yapılmayacağını açıkladı. Babacan, kur’un ise kesinlikle değişmeyeceğini, ayrıca sermaye hareketlerinin de serbest olacağını bildirdi.

Bu açıklamalardan anlıyoruz ki; 2011 yılına kadar zam yok,  2011 yılının ortalarında da seçim olacağını göz önünde bulundurursak, zam olmayacağı, olsa bile küçük miktarlarda olacağını söyleyebiliriz.

Sarar’ ın Sahibi Cimri mi?

Eskişehir’de 14 yıllık otomobile binen, fabrikasının bahçesindeki evde yaşayan, giyeceği takım elbiseleri parça kumaşlardan diktiren Sarar Şirketleri Başkanı Cemalettin Sarar’ın mütevazi yaşamı şaşırtıyor.

cemalettin sarar
Eskişehir’de faaliyet gösteren fabrikaları ile dünya genelindeki mağazalarında 5 bine yakın işçisi bulunan Sarar, Türkiye’nin önde gelen iş adamlarından birisi olmasına rağmen lüks yaşamı sevmediğini belirterek, zaman zaman yakın çevresi tarafından eleştirilse de mütevazi bir hayat yaşamayı tercih ettiğini kaydetti.

Sıfırdan bugünlere geldiklerini, dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerlediklerini ifade eden Sarar, şöyle konuştu:

”Lüks yaşama her zaman karşı oldum. Dün de karşıydım bugün de. Bir lirayı bile harcarken 50 kere düşünürüm. İsrafı sevmem, hava atmayı hiç sevmem.

Yeni otomobile binmiyorum. 1996 model iki arabam var. Biri 400 bin, diğeri 180 bin kilometrede. Şoför çalıştırmam, arabalarımı kendim kullanırım.

Yurt dışına gideceğim zaman İstanbul’a mal götüren kamyon, minibüs ne bulursam atlar giderim. Şoför mahallinde arkadaşça, ağabey kardeş anlata anlata gideriz.

Yolda birer çorba, çay içeriz. Sabah aracın şoförü beni havalimanına bırakır, uçağa binerim. Uçakta da ekonomi sınıfında seyahat ediyorum. Business yok. Business ile uçmamıza gerek yok. Ben de gurur, kibir yok.”

”60-80 AVROLUK OTELLERDE KALIRIM”

Sarar, halkın ve çalışanlarının arasında mütevazi bir hayat yaşadığı belirterek, yemeğini de çoğu zaman fabrikadaki işçi yemekhanesinde çalışanlarıyla birlikte yediğini bildirdi.

Cemalettin Sarar, şöyle devam etti:

”Yurtdışına gittiğim zaman da lüks otelde kalmam. 60-80 Avroluk otellerde kalırım. Malikanede, şato gibi evlerde, suit dairelerde değil, fabrikamın bahçesindeki evde yaşıyorum. Ziyaretime gelenler şaşırıyor. Çok mutluyum, hayatımdan memnunum.

Ceket, gömlek üretiyoruz diye ceketi, gömleği eskimeden atacak değiliz. Yıllardır kullandığım kravatlarım var.

Kilo aldığım zaman yeni takım almam, dar gelen takımı bedenime göre ayarlatırım. Ara sıra yeni takım elbise de alıyorum. Ama nasıl? Parçalardan kendime takım elbise diktiriyorum.

Atalarımız, büyüklerimiz (adam akıllı düşün, ondan sonra harca, harcanacak yerde harca, harcanmayacak yerde harcama) diye nasihat ederdi.

O nasihate uygun yaşıyoruz. Bu cimrilik değil. Kimse bana (cimri patron) demesin. Yediğime, içtiğime dikkat ederim. Misafirim geldiğinde de en lüks yere götürürüm. Söz konusu kendim olunca mütevaziyim.”

Emekli Maaş Artışı Belli Oldu

Başbakan Erdoğan, 2011 yılındaki emekli maaşları konusunda, “Ocak ayında en düşük aylıklara en az 60 lira olmak üzere artı yüzde 4 oranında artış yapıyoruz. İlk altı aydaki enflasyona bakılmadan, enflasyon daha düşük oranda çıksa dahi yüzde 4 oranında artış aynen geçerli. Bir başka ifadeyle 2011 yılının tamamında emekli aylıklarını yüzde 21.7-yüzde 4 oranı nda artırıyoruz” dedi.

http://www.dailymotion.com/videoxf65p1

“2010 yılında olduğu gibi düşük aylık alanlara daha yüksek oranda artış temini için Ocak ayında en düşük aylıklara en az 60 lira olmak üzere artı yüzde 4 oranında artış yapıyoruz. İlk altı aydaki enflasyona bakılmadan, enflasyon daha düşük oranda çıksa dahi yüzde 4 aynen geçerlidir. Bir başka ifadeyle, 2011 yılının tamamında emekli aylıklarını yüzde 21.7 ila yüzde 4 artırıyoruz. Rakamsal olarak söylersek en düşük emekli aylıklarına yıllık 80 lira ile 91 lira artış sağlıyoruz. En düşük aylık alan Bağ-Kur tarım emeklimizin aylığı Ocak ayında 371 liradan 434 liraya, Temmuz ayında ise 451 liraya çıkıyor. Yani, en düşük Bağ-Kur tarım emeklisinin aylığına 2011 yılında 80 lira, bir başka deyişle yıllık yüzde 21,7 oranında artış yapmış oluyoruz. SSK tarım emeklimizin en düşük aylığı 492 liradan Ocak ayında 555 liraya, Temmuz ayı artışıyla 577 liraya ulaşıyor. Yıllık 85 lira, yani yüzde 17. 3 oranında artıyor. Bağ-Kur esnaf emeklisinin aylığı Ocak ayında 511 liradan 574 liraya, Temmuz ayında 597 liraya ulaşıyor.
Esnaf emeklimizin aylığına böylece 86 lira, yani yüzde 16.8 oranında artış yapıyoruz. SSK işçi emeklisinin en düşük aylığı 648 liradan 710 liraya, Temmuz ayında da 739 liraya çıkıyor. SSK işçi emeklimizin aylığı da 91 lira, yani yüzde 14 oranında artıyor.”

Lm Ürünü Ucuzladı

Philip Morris şirketinden yapılan açıklamaya göre piyasada 5.25 e satılan Kısa LM isimli ürün, yarından itibaren yani ( 14 Eylül 2010 ) 4.50 ye satılacak. Tiryakilerin gözü aydın :)

Şunuda belirtmeden geçemeyecim, umarım en yakın zamanda bu alışkanlığınıza veda eder ve sağlık dolu bir hayata merhaba dersiniz.

Bankalara Vergi Müjdesi

Aşırı büyümeyi engelleyecek önlemlerden biri kabul edilen ‘bilanço vergisi’ Türk bankalarında uygulanmayacak.

AB’de ‘Tombul kedi tedbirleri’ olarak bilinen ve bankaların aşırı büyümesini engelleyecek önlemlerden biri kabul edilen ‘bilanço vergisi’ Türk bankalarında uygulanmayacak

Avrupa’da Almanya, İngiltere ve Fransa’nın, bankalara bilanço vergisi getirme kararı almasının ardından tedirgin olan Türk bankaları, ekonomi yönetiminden gelen haberle rahatladı. Avrupa’nın üç ülkesi tarafından uygulanması kararlaştırılan bilanço vergisini değerlendiren ekonomi yönetimi, söz konusu vergisinin Türk bankaları için gerek olmadığını kararlaştırdı. Böylece, Türk bankaları Avrupa bankalarını tedirgin eden bilanço vergisinden kurtulmuş oldu.

Milli Piyango Özelleştirmesi

Milli Piyango özelleşecek ama kasayı bırakmayacak

Milli Piyango İdaresinin (MPİ) özelleştirilmesinde lisans devrinin yanı sıra 10 yıl süreyle hizmet alımı modeli de devreye giriyor. TBMM’deki “Torba kanun”a eklenen ve idarede de ağırlık kazanan yeni modelde, şans oyunları sisteminin kurulumu, işletimi, bakımı ve onarımı ile iletişim alt yapısı ve biletlerin tedariki ve dağıtımı Spor Toto’da olduğu gibi özel sektöre yaptırılacak. Tanıtım ve reklamı da ihaleyi kazanan firma üstlenirken hasılatın toplanmasını ve çekilişleri yine MPİ gerçekleştirecek.

ALTYAPI YENİLENECEK
Şu an ağırlıklı olan ‘hizmet alımı yoluyla özelleştirme’ yönteminin izlenmesi halinde bununla ilgili esaslar da çıkarılacak Uygulama Yönetmeliğinde belirlenecek. Bu modelde ihale sonrasında öncelikle iletişim altyapısı yenilenecek. Yetkililer, halen 1 oyun makinasının maliyetinin 3 bin dolar civarında bulunduğunu ifade ediyor. Sayının artırılmasıyla birlikte oyun makinaları için 20-25 milyon dolarlık bir yatırıma ihtiyaç olduğuna dikkat çekiliyor. Bu arada hizmet alımı modelinde paranın patronu yine Milli Piyango İdaresi olacak. Milli Piyangonun şans oyunlarında hasılatı İdare toplayacak. Çekilişleri de İdare yapacak. Aynı şekilde İdare, ikramiye dağıtımına da devam edecek ve kamu paylarının dağıtımını da gerçekleştirecek.

Kararı Bakanlar Kurulu verecek
Milli Piyango İdaresinin şans oyunlarında düşünülen açık eksiltme ile hizmet alımı yöntemi, hâlen Spor Toto Teşkilatı tarafından uygulanıyor. 2004 yılında gerçekleştirilen ilk İddaa ihalesini yüzde 12 işletim payı ile alan İnteltek firması, 2008’deki ihaleyi de kazandı. Ancak ihalede işletim payı bu defa yüzde 1.4’e düştü. Spor Toto, İddaa oyunu ile şans oyunlarında pazarın en etkin kuruluşu haline geldi. Yeni düzenleme uyarınca belirlenen iş ve hizmetlerin bir bölümü ya da tümü ihale edilerek, özel sektöre bırakılabilecek. Açık eksiltme yönteminde, ihaleye çıkarılan işlemler için en düşük hasılat oranı teklif eden firma ihaleyi kazanacak. Milli Piyango İdaresinin özelleştirilmesinin lisans devri mi, yoksa hizmet alımı yoluyla mı gerçekleştirileceğine de Bakanlar Kurulu karar verecek.